İSTANBUL KAMONDO TURU / ISTANBUL TOUR WITH THE CAMONDO’S

Karaköy’den Galata’ya çıkan yokuşlardan birinde Bankalar Caddesi’ni Banker Sokak’a bağlayan, spiral merdivenleri mutlaka görmüşsünüzdür. Ben de ilk kez mimarlık fakültesinde öğrenciyken görmüştüm. Dönem projesi için arsa ararken bu merdivenlerin çıktığı sokakta heyecan verici bazı kalıntılar bulmuştum. Sonraları kalıntılar ve merdiven arasında bir bağlantı olduğunu öğrendim, ikisi de Kamondolara ait yapılardı. Zamanla, özellikle Karaköy çevresinde sık sık önünden geçtiğim birçok binanın Kamondoların olduğunu keşfettim ve merakım arttı.

On one of the slopes leading from Karakoy to Galata, you must have seen the spiral stairs connecting Banks Street to Banker Street. I first saw it when I was a student at architecture school. When I was looking for a plot for my semester project, I found some exciting ruins on the street where these stairs lead. Later, I found out that there was a connection between the remains and the staircase, both of which belonged to the Camondos. Over time, I discovered that many of the buildings I often passed in front of, especially around Karakoy, belonged to Camondos, and my curiosity grew.

Kamondo ailesiyle ilgili araştırmalarımı elimden geldiğince kısa tutarak anlatmaya çalışacağım ancak bu çok mümkün olmayacak çünkü dönemlerine damga vurmuş bu ailenin tarihçesi oldukça geniş.

Öncelikle kimdir bu Kamondolar derseniz 19. yüzyılda Galata’da yaşamış Yahudi banker bir aile. Kökenleri İspanya’ya dayanıyor. 1492 yılında Katolik kral ve kraliçenin Müslüman ve Musevilerin İspanya’yı terk etmesini istemeleriyle ülkelerinden ayrılıyorlar. İspanyol kökenli Yahudiler anlamına gelen Sefaradlar, önceleri Navarra, Portekiz ve İtalya’ya yönelmişler. Daha sonra bir kısmı Osmanlı İmparatorluğu’na göç etmiş. Çok kesin bilgilere ulaşılamasa da İspanya’dan İtalya’ya Venedik’e yerleştikleri, oradan da XVII. yüzyıl ortalarında İstanbul’a geldikleri biliniyor. Ailenin İstanbul’da varlığı tespit edilen ilk üyesi Haim Camondo’dur. Ancak bilinmeyen bir sebeple Osmanlı padişahı 1782’de ülkeyi terk etmesi için kendisine 24 saat tanıdığında, ailesiyle birlikte Trieste’ye gitmiştir.

I’ll try to explain my research on the Camondo family by keeping it as short as I can, but it won’t be possible because the history of this family, which has marked its period, is quite extensive.

   First, for those who wonder who the Camondos are, I have to say that they are a Jewish family of bankers who lived in Galata in 19th century. Their origins date back to Spain. They leave their country in 1492 when the Catholic King and Queen want Muslims and Jews to leave Spain. Sephardi, meaning Jews of Spanish origin, first headed to Navarra, Portugal and Italy. Later, some of them emigrated to the Ottoman Empire. Although very precise information is not available, they settled in Venice from Spain to Italy, and from there it is known that they came to Istanbul in the middle of the 17th century. The first member of the family to be identified in Istanbul is Haim Camondo. But for an unknown reason, when the Ottoman sultan gave him 24 hours to leave the country in 1782, he went to Trieste with his family.  

İki yıl sonra oğlu Abraham Salomon, İstanbul’a dönmüş ve aile işinin başına geçmiştir. Kardeşi Isaac ile 1802’de Isaac Camondo & Cie. (Isaac Camondo ve Şürekası) adlı bankayı kurmuşlar ve global bir şirket haline gelmişlerdir. Aile bu dönemde Abraham Salomon Camondo tarafından hem mali hem gayrimenkul yönünden zenginleşerek yönetilmiştir. Kırım Savaşı sırasında savunma gereksinimleri ve sonrasında vergiler, gümrükler ve tekeller garantisiyle Osmanlı İmparatorluğu’nun bankerliğini yaparak daha da zenginleşmişlerdir. Abraham Salomon Camondo hem Sultan Abdülmecid’in hem de Sultan Abdülaziz’in yönetiminde önemli bir nüfuza sahip olmuştur.

Two years later, his son Abraham Salomon returned to Istanbul and took over the family business. He and his brother Isaac founded a bank called Isaac Camondo & Cie in 1802 and it became a global company. During this period, the family was managed by Abraham Salomon Camondo, prospering both financially and in terms of real estate. During the Crimean War, they became even richer by becoming bankers of the Ottoman Empire with the guarantee of defense requirements and taxes, customs and monopolies afterwards. Abraham Salomon Camondo had considerable influence under both Sultan Abdulmajid and Sultan Abdulaziz.

Kamondoları bu kadar önemli yapan elbette ki sadece mali güçleri değil aynı zamanda hayırseverlikleridir. 19. yüzyılın önemli değişim mekanizmalarından olan filantropi anlamında bir hayırseverlik bu. Filantroplar o dönem henüz var olmayan bir sosyal devlet rolü yüklenen kişiler olarak karşımıza çıkmışlardır. 

Of course, it is not only their financial strength that makes the Camondos so important, but also their philanthropy, which is one of the important mechanisms of change of the 19th century. Philanthropes appeared at that time as people who had the role of a social state that did not yet exist.

Abraham Salomon Camondo ailenin Osmanlı’da bilinen en ünlü kişisidir. Abraham Salomon’un oğlu Rafael, çok genç yaşta ve pek fazla iz bırakmadan ölür (1866). Ancak Rafael’in oğulları, Abraham Behor (1829-1889) ve Nesim (1830-1889), ailenin İstanbul’daki finansal ve kentsel inisiyatiflerini geliştirirler. Bunun yanı sıra Osmanlı Yahudi cemaatinin dilsel ve profesyonel yapısını değiştirecek eğitimsel atılımlarda da bulunurlar. Abraham Behor’un Abraham Salomon’la, yani büyükbaba ile karıştırıdığı olmuştur. Büyükbaba, ailenin zenginliğini ve sosyal cesametini toplumsal bir güce çeviren ilk fert olarak hatırlanmalıdır. Ailenin sosyal ve kamusal misyonlarını belirleyen, geliştiren kişi ise torunu Abraham Behor’dur.

1860’lı yıllara gelindiğinde başkent İstanbul’da ortaya çıkmaya başlayan Rum Bankerlerin kurdukları yeni banka ve şirketlerin oluşturduğu rekabet ortamı ve yine bu dönemde devletin dışarıdan kredi almaya başlamasıyla Camondo Ailesi, 1869 yılında Paris’e göç etmiştir. Ancak bir ayakları İstanbul’da kalmış, şirketi dışarıdan bir süre daha yönetmişlerdir.

Dede Camondo, Paris’e yerleştikten üç yıl sonra vefat ettiğinde isteği üzerine naaşı İstanbul’a getirilip defnedilmiştir. Anıt mezarı, Hasköy Yahudi mezarlığındadır.

Abraham Salomon Camondo is the most famous person in the family. Abraham Salomon’s son Rafael dies at a very young age and without much trace (1866). However, Rafael’s sons, Abraham Behor (1829-1889) and Nesim (1830-1889), developed the family’s financial and urban initiatives in Istanbul. In addition, they also make educational breakthroughs that will change the linguistic and professional structure of the Ottoman Jewish community. Abraham Behor has been confused with Abraham Salomon, grandfather. The grandfather should be remembered as the first member to turn the wealth and social body of the family into a social force. The person who set and developed the social and public missions of the family is his grandson Abraham Behor.

   By the 1860s, the competitive environment created by the new banks and companies established by Greek bankers, which began to emerge in the capital Istanbul, and again during this period, the Camondo family emigrated to Paris in 1869, when the state began to take loans from outside. But they managed the company’s presence in Istanbul from the outside for some time.

   When grandfather Camondo died three years after settling in Paris, his body was brought to Istanbul and buried at his request. His mausoleum is in Haskoy Jewish cemetery.

Paris’e göç sonrası dönemde, Abraham Behor ve Nesim aynı yıl, 1889’da ölürler. Paris’te büyüyen oğulları İzak ve Moiz, eğitimsel hayırseverlikten, banka ve finanstan vazgeçerler. Sanat için yaşarlar ve oluşturdukları resim ve sanat eşyası koleksiyonları Louvre’a, Fransız devletine yapılmış en büyük bağışlar arasında yer alır. Bağışladıkları çeşitli koleksiyonlar ve malikaneleriyle Paris’te Nissim de Camondo Müzesi oluşur. Sanat hamisi, koleksiyoncu bu nesil, eğitimsel hayırseverlikten vazgeçerken aynı zamanda Yahudi cemaatine de sırt çevirir. Yahudi dini ve kurumlarıyla ilişkiler yok olur. Onlardan sonraki ve son nesli temsil eden Beatrice (1894-1945), katolik dinini benimser. Çocuklarıyla birlikte Auschwitz’de öldürülür. Camondo ailesinin hikayesi bu şekilde noktalanır.

In the post-emigration period to Paris, Abraham Behor and Nesim died in the same year, 1889. His sons, Izak and Moiz, who grew up in Paris, give up educational philanthropy, banking and finance. They live for art and their collections of paintings and art objects are among the largest donations ever made to the Louvre and the French state. The Nissim de Camondo Museum is formed in Paris with the various collections and manors they donated. This generation of art patron, collector, abandons educational philanthropy while at the same time turning its back on the Jewish community. Their relationship with Jewish religion and institutions disappears. Beatrice (1894-1945), representing the next and last generation of them, adopts the Catholic religion. She is killed in Auschwitz with her children. That’s how the story of the Camondo family ends.

Camondolar, İstanbul’da yaşadıkları müddetçe şehrin finansal havasını şekillendirmişler, belediyecilik faaliyetlerine ve şehrin imarına katkıda bulunmuşlar, aynı zamanda eğitim, kültür gibi alanlarda da etkili olmuşlardır. İmparatorluğun başkentinde kalıcı izler bırakmışlardır.

1850’lerde Galata Bankerleri denilen sarraflar ve bankacıların hepsi Galata’nın değişimine katılırlar, ilk belediye reformuna iştirak ederler ve Altıncı Daire civarında, ışıklandırma, kaldırım, sokak düzleştirmesi, yeni hanların kurulması faaliyetlerine katılırlar. Bankerlerin rolü, hem proje tasarım safhalarında yer almaları; hem de tüm bunların yapılması için kredi veren mali merci olmalarıdır.

1860’larda kurulan bankaların hepsi Galata’ya yerleşmiştir. Bunların da birçoğu Camondo hanlarında kiracıdır. Banker, maliyeci ya da herhangi para işi ile uğraşan fert ya da müessese, bu dalda var olmak, bu dünyada tanınmak istiyorsa ya bir Kamondo hanında ya da bir Kamondo hanının yanında adres edinmektedir. Çünkü Kamondolar dönemlerinin en önemli rol modelidir.

Camondoların sayıları yüzlerle ifade edilebilen gayrimenkulü edinmeleri mali açıdan zor olmamıştır ancak kendi üstlerine almaları noktasında sıkıntılar vardır. Osmanlı Devleti’nde Islahat Fermanı ile yabancılara mülk edinme fermanı çıkmış ancak hayata geçirilmesi 1867’de “Tebea-i Ecnebiyenin Emlak İstimlakine Dair Nizamname” ile olmuştur. Bu zamana kadar yabancılar, tapularını Osmanlı taabiyetinde olan bir akrabaları üzerine kaydettirerek gayrimenkul sahibi olabilmişler, bazen de yabancı olmasına rağmen gayrimenkuller senet karşılığı kadınlar üzerine kaydedilmiştir. Bunlar dışında özellikle erkeklerin yasal yollardan gayrimenkul sahibi olmaları engellenmiştir. Camondolar ise bu nizamnameden öncesinde bile Emlakları üzerlerine kaydettirebilmişlerdir. Bu imtiyazlı konum bizzat padişah tarafından yalnızca onlara özel olarak verilmiştir. Eskiden beri devlete sadıkane hizmette büyük bir gayret göstermiş olmaları nedeniyle tamamen ecnebi sayılmamış, onlara özel düzenlemeler yapılmıştır.

As long as they lived in Istanbul, the camondos shaped the financial mood of the city, contributed to municipal activities and the zoning of the city, and were also influential in areas such as education and culture. They left permanent traces in the capital of the Empire.

   In the 1850s, Galata bankers all participate in the change of Galata, participate in the first municipal reform and participate in the activities of lighting, sidewalks, street smoothing, and the establishment of new inns around the Altıncı Daire. The role of bankers is that they are both involved in the design stages of the project and are the financial authority that gives credit for all this.

   All of the banks established in the 1860s were settled in Galata. Many of these are also tenants in Camondo inns. A Banker, a financier, or a member or institution engaged in any money business, if it wants to exist in this branch, be recognized in this world, it gets an address either in a Camondo Inn or next to a Camondo Inn. Because Camondos are the most important role model of their era.

   It was not financially difficult for the Camondos to buy real estate, which is in the hundreds, but there are difficulties in obtaining it on their own. In the Ottoman Empire, an edict for the acquisition of property for foreigners was issued with a royal edict of reform, but its application was by an order issued in 1867. By this time, foreigners were able to own real estate by registering their deeds with a relative of Ottoman citizens, and real estate was recorded to women in exchange for promissory notes, although sometimes they were foreigners. Apart from these, especially men are prevented from owning real estate by legal means. Camondos, on the other hand, were able to register real estate with them even before this order. This privileged position was given to them only by the sultan himself. Since they had made great efforts to serve the state since very ancient times, they were not considered complete strangers, special arrangements were made for them.

Kamondoları ilk duyduğum tarihten beri sayıları yüzlerce olan bu gayrimenkullerinin bir kısmını gezmeye ve fotoğraflamaya çalışıyorum. Yapılarla ve aileyle ilgili detaylı bilgi edinmek isteyenler için yararlandığım kaynakları ekleyeceğim ama burada da kısaca bu yapılardan bahsedelim istiyorum.

 I’ve been trying to tour and photograph some of these properties, which number in the hundreds, since I first heard about the Camondos. For those who wants to learn more about buildings and family, I will add the resources I have used, but I want to briefly talk about these buildings here.

Kamondo ailesinin yapılarını sırayla gezdiğimiz bir şehir turu yapmak istesek sanırım İstiklal Caddesinden başlamak gerekir. Cadde üzerindeki tek Kamondo yapısı Hasan Paşa Hanı’dır.

Yapıda Osmanlı’nın Batılılaşma döneminde sıkça görülen ve karakteristik bir özellik haline gelen aksiyal simetri kullanılmıştır. Mimari tarz olarak eklektik üslup görülmektedir.

If we want to do a city tour where we take turns touring the buildings of the Kamondo family, I think we should start from Istiklal Street. The only Camondo building on the street is the Hasan Pasha Inn.

Axial symmetry was used in the structure, which was frequently seen during the Westernization period of the Ottoman Empire and became a characteristic feature. Eclectic style is seen as architectural style. 

Özgünlüğünü yitirmiş olan mağaza vitrininden oluşan zemin katın dışındaki normal katlar korunmuştur. Yapıldığı dönemde komisyoncudan mühendise çeşitli meslek gruplarından kimselere ev sahipliği yapmış olan hanın günümüzdeki kiracısı bir giyim mağazasıdır.

The normal floors outside the ground floor, consisting of a storefront that has lost its authenticity, have been preserved. The modern tenant of the inn, which was home to people from various professional groups from broker to engineer at the time it was built, is a clothing store.

İstiklal Caddesi’nden aşağıya doğru devam ettiğimizde Beyoğlu Anadolu Lisesi yanındaki Nur-i Ziya Sokak’ta başka bir Kamondo binası buluruz. 

As we continue down Istiklal Street, we find another Kamondo building on Nur-i Ziya Street next to Beyoglu Anatolian High School.

Yapının karşısında Fransız Sarayı yer almaktadır. 1884 Huber Haritasında da Camondo ailesine ait gözüken yapı 1880’lerin başında yapılmıştır. Nissim de Camondo Müzesi’ndeki envanter defterlerine göre Polonya Sokak’ta, günümüzdeki adıyla Nuri Ziya Sokak’ta, ailenin bu yapıdan başka bir tane daha yapısı olduğu anlaşılmaktadır, ancak bu yapıyla ilgili günümüze bir bilgi ulaşmamıştır. Bu iki yapıyı da özel yapı olarak dile getirmişlerdir. Yapının mimarının da bu bilgilerden Stampa olduğu anlaşılmaktadır. Envanter defterinde, bu iki özel evden birini Stampa’nın daireli bir yapıya dönüştürdüğünü yazmaktadır. Art-Nouveau akımından motifleri de barındıran yapı eklektik üslupla yapılmıştır.

Opposite the building is the French palace. The 1884 Huber map also shows the Camondo family building was built in the early 1880s. According to inventory books at the Nissim de Camondo Museum, it is understood that on Polish Street, under its present name Nuri Ziya Street, the family had another structure other than this structure, but no information about this structure has reached the present day. They expressed these two structures as special structures. From this information, it is understood that the architect of the structure was Stampa. In the inventory book, it says that Stampa converted one of these two private houses into an apartment structure. The structure, which also contains motifs from the Art-Nouveau movement, was built in an eclectic style.

Nur-i Ziya Sokaktan caddenin karşısındaki Oda Kule pasajına yönelip Meşrutiyet Caddesini takip ettiğimiz taktirde karşımıza oldukça büyük bir Kamondo hanı daha çıkar. Tüm yapı adasını kaplaması sebebiyle yapı, Büyük Adahan adını almıştır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmese de 1800’lerin ortasında inşa edildiği düşünülmektedir. 1894 tarihli Huber haritasında da Camondo Han olarak görülmektedir.

Birçok meslekten ve birçok dükkân sahibinden kiracısı olmuştur. Ticaret yıllıklarındaki bilgilere göre yapıda, daha çok komisyoncu, tüccar ve mühendislerin kaldığı görülür.

Yapıda kullanılan iki farklı merdiven ve kullanım alanlarından, yapının farklı kotlarda farklı ailelere hizmet veren daireler olduğu anlaşılmaktadır, yani yapı döneminin ilk akar yapılarından biridir. Büyük dairelerden köşe başında olanların alt katındaki dükkanlarla bağlantısını sağlayan merdivenler bulunmaktadır. Binanın döşemeleri volta döşemedir. Volta döşeme üzerinde yer alan ahşap kaplamaların birçoğu marley veya beton ile kaplanmıştır.

If we head from Nur-i Ziya Street to the Oda Tower passage across the street and follow Meşrutiyet Street, we will encounter another quite large Kamondo Inn. the name of the building is Adahan. It is thought to have been built in the mid-1800s, although the date of its construction is not known with certainty. The 1894 Huber map also shows the building as the Camondo Inn.

It has been a tenant of many professions and many shopkeepers. According to the information in the annals of Commerce, the structure is mostly inhabited by brokers, traders and engineers.

From the two different stairs and usage areas used in the structure, it is understood that the structure is apartments serving different families at different elevations. From the large apartments, there are stairs that connect those at the corner with the shops at the bottom floor. The floors of the building are volta flooring. Many of the wood veneers on the Volta flooring are covered with marley or concrete.

Buradan Büyük Hendek ve Küçük Hendek Sokaklarını takip ederek Galata Kulesi meydanına doğru turu devam ettirebiliriz.

From here, we can continue the tour towards Galata Tower, following the streets of the Büyük Hendek and the Küçük Hendek.

Serdar-ı Ekrem Caddesi’nde ailenin en bilinen yapılarından biri olan Kamondo Han vardır. Hanın girişi Serdar-ı Ekrem Sokak üzerindedir. Kamondo Han’ın arka cephesi ise, Kamondo ailesine ait evlerden olan ancak günümüzde var olmayan Kamondo Han’ın bahçesine dönüşen parsele açılmaktadır. Aileye ait envanter defterindeki bilgilere göre; yapının mimarının Stampa olduğu bilinmektedir. Kamondo Han’ın birçok meslekten ve birçok dükkân sahibinden kiracısı olmuştur ama daha çok memur, iş adamı ve sanatçılar kalmıştır. Bunlardan en bilineni Abidin Dino’dur.

Neoklasik üslupta yapılmış olan yapı, Pera mimarisi erken dönem özelliklerindedir. 1870-1880 tarihleri arasında inşa edilen yapı, aksiyal simetrik düzende yapılmıştır. Cumbaların üzerindeki ahşap bezemeler Osmanlı mimarisinin karakteristik özelliklerindendir. Girişi vurgulayacak bir biçimde iki yanındaki pencerelerin de olduğu alanı kapsayan, 1. ve 2. kat boyunca devam eden iyonik başlıklı, 4 adet plaster gözlenmektedir. 2. ve 3. katta sade söveli, düz pencereler bulunmakla birlikte, bu katlarda bulunan cumba, iki katı birbirine bağlayarak uygulanmıştır. Bu cumba ve diğer cumba düşeyde birbirini takip etmese de aksiyal simetrik bir görünümdedir. Arka cephe ön cepheye göre daha sade olarak görülmektedir. Restorasyon sonrası Kamondo Han, otel olarak kullanılmaya başlamıştır ve yapının harap durumundan kurtulması sağlanmıştır. İkinci derecede tarihi eser olarak belgelenmiştir.

On Serdar-ı Ekrem Street there is Camondo Han, one of the most famous buildings of the family. The entrance to the inn is on Serdar-ı Ekrem Street. The rear facade of Camondo Han leads to the parcel that has become the garden of Camondo Han, which was one of the houses belonging to the Camondo family but does not exist today. According to the information in the inventory book belonging to the family; it is known that the architect of the structure was Stampa. Camondo Inn had tenants from many professions and many shopkeepers, but more civil servants, businessmen and artists remained. The best known of these is Abidin Dino.

The structure, built in neoclassical style, features early Pera architecture. Built between 1870 and 1880, the structure is in axial symmetrical layout. The wooden decorations on the bay windows are characteristic features of Ottoman architecture. There are 4 patches with Ionic capitals, which cover the area with windows on either side of the entrance in a way that accentuates the entrance, and continue along the 1st and 2nd floors. Although there are plain jambedded, flat windows on the 2nd and 3rd floors, the bay window on these floors was applied by connecting the two floors. Although this bay window and other bay window do not follow each other vertically, they have an axially symmetrical appearance. The rear facade is seen as simpler than the front facade. After the restoration, the Camondo Inn began to be used as a hotel, and the structure was saved from its dilapidated condition. It is documented as a second-degree historical artifact.

Kule meydanına geri dönüp Bereketzade Medresesi Sokağı takip ederek Hacı Ali Sokak’a iniyoruz. Burada aileye ait Şükran Apartmanı ve günümüzde otel olan Kamondo Apartmanı ya da diğer adıyla Felek Han bulunmakta.

We go back to Galata Tower and follow Bereketzade Madrasa Street and descend to Haji Ali Street. Here is the family-owned Sukran Apartment and the Camondo apartment, which is a hotel today, or Felek Inn.

Sırayla bahsedecek olursak Şükran Apartmanı, Felek Han ile komşu bir yapıdır. 1884 Huber Haritasında yer almayan yapı, Leonce Tedeschi tarafından hazırlanan 1888 Envanter defterinde bulunmaktadır. Felek Han ile yapının arasında St. George Hastanesi’ne açılan çıkmaz bir sokak bulunmaktadır.

Yapının mimarı Gabriel Tedeschi’dir. Özgünlüğünü yitirmeyen yapı, günümüzde konut olarak kullanılmaktadır, 1904 tarihli Goad haritasında işlevi Kamondo Apartmanı olarak görülmektedir. Yapıda daha çok esnafların oturduğu gözlenmiştir.

Felek Han, günümüzde restore edilerek Galata’nın ilk apart oteli olarak kullanılmaya başlanmıştır. Ön cephesi Felek Sokak ve yan cephesi Hacı Ali Sokak’a bakmaktadır. 1877 yılında Gabriel Tedeschi tarafından yapılan yapı, aynı yerde bulunan ahşap bir yapıyı, her katında 4 daire bulunan, toplam 16 daireli bodrum ve çatı katından oluşan kâgir bir apartmana dönüştürmüştür. Moise de Camondo’nun doğduğu bu evin giriş kapısının açıldığı Felek Sokak’ın önünde bu eve ve Camondo ailesine ait, hamam, ibadethane, limonluk ve hizmetkarların konutu işlevi gören müştemilatın kalıntıları vardır. Moise de Camondo’dan kuzeni Isaac de Camondo’ya kalan yapı, Isaac de Camondo tarafından, o dönemde Yahudilerin eğitimine önem veren Alliance Israelite Universelle’e kiralanır ve yapıya Galata Alliance Erkek Okulu taşınır. Bir süre sonra Nissim de Camondo yapının hayır kurumlarına kiraya verme durumu bırakıp, ticari bir iş olarak kiraya vermeye başlamıştır. Böylece Camondo Apartmanı’nın Felek Han’a dönüşme süreci başlamıştır.

Aksiyal simetrik bir yapıdır. 19.yüyılın 2.yarısında görülen klasik süslemeler görülmektedir. Yapı günümüze kadar terzi, komisyoncu, müzisyen, manifaturacı, işçi ve özel şirket çalışanı gibi çok farklı mesleklerdeki kişilere ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca yapı, geçmişte bir dönem Galata Alliance Erkek Okulu olarak kullanılmış, günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.

In order to mention, Sukran Apartment building is a neighboring building with Felek Inn. The structure, which is not included on the 1884 Huber map, is included in the 1888 inventory book prepared by Leonce Tedeschi. Between the Felek Inn and the structure is a dead-end street leading to St George’s Hospital.

The architect of the structure is Gabriel Tedeschi. The building, which has not lost its originality, is now used as a residence, its function is seen as the Camondo apartment building on the Goad map of 1904. It has been observed that more tradesmen sit in the structure.

Felek Inn has been restored today and started to be used as Galata’s first apart Hotel. Its front facade faces Felek Street and its side facade faces Haji Ali Street. Made by Gabriel Tedeschi in 1877, a wooden structure in the same place, four apartments on each floor with a total of 16 flats, masonry building consisting of a basement and the attic has transformed. In front of Felek Street, where the entrance door of this house, where Moise de Camondo was born, is opened, there are the remains of this house and the outbuildings belonging to the Camondo family, which served as a bathhouse, a place of worship, a lemonade and a residence of servants. The building, left by Moise de Camondo to his cousin Isaac de Camondo, was leased by Isaac de Camondo to the Alliance Israelite Universelle, which cared about the education of Jews at the time, and the Galata Alliance Boys ‘ School was moved to the structure. After a while, Nissim de Camondo left the lease to charities and began leasing it as a commercial business. Thus, the process of turning the Camondo apartment into Felek Inn began.

It is an axially symmetric structure. It has classic decorations seen in the second half of the nineteenth century. Until today, the building has been home to people in many different professions, such as tailors, brokers, musicians, Texters, workers and private company employees. In addition, the building was used as a Galata Alliance Boys ‘ School for a period in the past, today it serves as a hotel.

Camondo ailesinin oturduğu yapı ve müştemilatına ait arkeolojik kalıntılar hakkında biraz uzun konuşacağım. Çünkü daha önce söylediğim gibi burası dönem projem için seçtiğim araziydi.

I’d like to talk at length about the archaeological remains of the outbuildings of the building where the Camondo family lived. Because, as I said, this was the land I chose for my semester project. 

Bölgede, İstanbul Arkeoloji Müzesi denetiminde yapılan kazı sonucunda, mimari kalıntıların ve küçük buluntuların bölgenin tarihi, mimari dokusu ve kültürel geçmişi açısından kayda değer buluntular olduğu ve Bizans-Osmanlı keramiklerini içeren dolgu malzemeleri ile doldurulmuş olması nedeniyle 2008 yılında koruma kurulu kararıyla bu alan, koruma altına alınmıştır. Felek Han ile ilgili bilgiler ve arazide yapılan incelemeler sonucu bu alanda Camondo ailesinin müştemilatının bodrum katındaki sarnıç, mutfak, ocak, kiler, depo gibi yardımcı elamanlar olduğu anlaşılmıştır. Çevreyle ilgili ulaşılan fotoğraflardan ve haritalardan, yıkılan yapının 1800’lerin ortasında yapıldığı, cihannüması 4 katlı olan, diğer kısımları 3 katlı bir yapı olduğu anlaşılmaktadır.

In the region, as a result of the excavation in the control of the Istanbul Archaeological Museum, the history of the area and the architectural remains of the small finds, and significant findings in terms of its architecture and cultural history of the Byzantine-Ottoman pottery in 2008 due to be filled with filler materials containing this field is protected by the Conservation Council. As a result of information about Felek Inn and surveys on the land, it was found that there were auxiliary elements in this area, such as a cistern, kitchen, stove, pantry, warehouse in the basement of the outbuildings of the Camondo family. From photographs and maps obtained about the environment, it can be seen that the destroyed structure was built in the mid-1800s, a four-story structure with an attic.

Kalıntıların karşı çaprazında, arka cephesini görebildiğimiz Bahtiyar Han bulunmaktadır. Burası Abraham Salomon Camondo’nun torunları, Abraham de Camondo ve Nissim de Camondo’nun yazıhanelerinin bulunduğu handır. 

Opposite the ruins is the Bahtiyar Inn, where we can see the back facade. This is the inn where the offices of Abraham Salomon Camondo’s descendants, Abraham de Camondo and Nissim de Camondo are located.

Felek Han ve onun müştemilat kısmı da iş yerlerine yakın olması amacıyla aynı bölgede seçilmiştir. Hanın 25-30 numaraları Camondo Bankası tarafından kullanılmıştır. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 1800’lerin sonunda yapıldığı tahmin edilmektedir. Yapının mimarı da bilinmemektedir. Ön cephesi Bankalar Caddesi’ne, arka cephesi Banker Sokak’a (eski adıyla Rue Camondo) bakan yapı, 19.yüzyılda bankerlerin ve ekonominin yoğun olduğu bir çevre üzerindeydi. Yapı günümüzde ise Yeni Bahtiyar İş Merkezi adıyla, iş hanı olarak kullanılmaktadır. Aksiyal simetrik bir yapıdır. Pencerelerde ahşap panjur olduğuna dair menteşe ve panjur parçaları olsa da günümüzde hiçbiri kalmamıştır. Ancak yapı büyük oranda özgün haline uygun plan ve cephe özelliklerini koruyabilmiştir.

Felek Inn and its outbuildings were also selected in the same area in order to be close to the workplaces. The inn’s 25-30 numbers were used by the Bank of Camondo. Although the exact date of construction is not known, it is estimated that it was built in the late 1800s. The architect of the structure is also unknown. The building, with its front facing Banks Street and its rear facing Banker Street (formerly Rue Camondo), was on a nineteenth-century periphery where bankers and the economy were concentrated. Today, the building is used as a business Inn with the name of Yeni Bahtiyar Business Center. It is an axially symmetric structure. Although there are hinges and parts of blinds that indicate that there are wooden blinds in the windows, none remain today. However, the structure was largely able to maintain its original plan and facade features.

Bahtiyar Han’ı takip ederek ailenin en meşhur yapısı olan Kamondo Merdivenlerine ulaşabiliriz. Merdivenler, ailenin iş yerleri ve evleri arasındaki yolu kolaylaştırmak için yapılmıştır. Art nouveau üslüplu merdivenler, helezonik şekli sebebiyle oldukça dikkat çekicidir.

By following the Bahtiyar Inn, we can reach the Camondo stairs, the most famous structure of the family. Stairs were made to facilitate the path between the family’s workplaces and homes. Art nouveau style stairs are quite remarkable because of their spiral shape.

Bankalar Caddesi’nden Perşembe Pazarı Caddesi’ne indiğimizde iki tane daha Kamondo hanı buluruz. Bunlardan biri yan cephesi Eski Tay Çıkmazına bakan Hanson Han’dır. 

When we go down from Banks Street to Persembe Pazarı Street, we’ll find two more Camondo inns. One is the Hanson Inn, whose side facade overlooks the Eski Tay dead end. 

Han, 432 m2 alan üzerine, 2 katlı olarak inşa edilmiştir. Envanter defterinde, hanın isminin daha önce handa oturan M. Hanson’dan geldiği, yapının eski ama sağlam, görünümü gayet iyi bir yapı olduğu ve hanın merdivenlerinin de Tedeschi tarafından onarıldığı belirtilmiştir. Yapı günümüze gelene kadar özgünlüğünü tam olarak koruyamamıştır. Yapının Perşembe Pazarı Caddesi üzerindeki cephesini oluşturan giriş büyük ölçüde özgünlüğünü yitirmiştir. Yapının taş ve tuğla kaplı cephesi sıvanmış olup zemin katında bazı sıvanmamış kısımlardan yapının özgün almaşık tuğla dizileri görünmektedir.

The inn was built with 2 floors. In the 1888 inventory book, the name of the inn was given to a man who had previously lived in the inn. It is mentioned that it came from Hanson, the structure is old but intact, the appearance is very good, and the stairs of the inn were also repaired by Tedeschi. The structure did not fully retain its authenticity until today. The entrance, which forms the facade of the structure on Persembe Pazarı Street, has largely lost its authenticity. The stone and brick facade of the building has been plastered, and some of the non-plastered parts of the ground floor show the original brick arrays of the structure.

Cadde üzerinde bulunan diğer han ise geçmişte Saatçi Han olarak bilinen, bugünkü adıyla Yoğurtçu Han’dır. 1800’lü yılların ortasında Gabriel Tedeschi tarafından yapılmıştır. Oldukça sade olan yapı günümüze özgünlüğünden çok şey kaybetmeden gelmiştir. Ticaret yıllıklarında Kamondo ailesinin diğer yapılarında olduğu gibi Saatçi Han’da da dönemin önemli isimleri kalmıştır. Günümüzde Perşembe Pazarı’nda görülen inşaat ve dekorasyon malzemesi satan yerler gibi çeşitli dükkanlar bulunmakta, üst katlar depo olarak kullanılmaktadır. Giriş katta Mahkeme Lokantası hizmet vermektedir.

Another Inn located on the street is the Yogurtçu Inn, known in the past as the Saatchi Inn, with its present name. It was built by Gabriel Tedeschi in the mid-1800s. The inn, which has quite simple facade, has come to our day without losing much of its originality. As with other structures of the Camondo family in the annals of Commerce, important names of the period remain in the Saatchi Inn. Today, there are various shops such as places selling construction and decoration materials seen in Persembe Pazarı, and the upper floors are used as warehouses. On the ground floor there is a restaurant called Mahkeme Restaurant.

Bu caddenin bitiminde bizi Kuyumcular Han karşılamaktadır. Çatı katı hariç üç katlı, cam çatılı, kapalı avlulu bir han olan yapı, yapıldığı dönemde (1800’ler) komisyoncular, tüccarlar, matbaacı vb. çeşitli meslek grupları tarafından kullanılmıştır.

At the end of this street, we are greeted by The Kuyumcular Inn. The structure, which is a three-storey, glass-roofed, enclosed courtyard with the exception of the attic, was used by various professional groups such as brokers, merchants, printers, etc. during the period when it was built.

Günümüzde hırdavatçılara ev sahipliği yapan Kuyumcular Hanı’nın dikdörtgene yakın bir planı ve klasik Osmanlı hanları gibi sade bir cephesi ve barok kıvrımlı bir alınlığı vardır.

Klasik ve zamanına göre yeni özellikleri bir arada bulunduran bir han yapısı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Today, The Kuyumcular Inn, home to hardware stores, has a rectangular plan and a simple facade like classical Ottoman inns, and a baroque curving pediment.

It is a han structure that combines classic and new features according to its time.

Kuyumcular Hanı’nın önündeki Tersane Caddesini takip ederek Gül Han’a ulaşırız. Anıtlar Kurulu kararı ile 2.grup korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilen Gül Han, Stampa tarafından, 1880’lerin ortasında, 4 katlı olarak inşa edilmiştir. Oldukça sade bir cepheye sahiptir. Kamondo Ailesi’ne ait Gül Han’da, birçoğu bankerlik yapan önemli aileler kalmıştır. Yapı günümüzde oldukça bakımsız bir durumdadır.

We follow the Tersane Street in front of The Kuyumcular Inn and reach the Gul Inn. Gul Inn, which was registered as a cultural asset that should be protected by the decision of the Monuments Board, was built by Stampa in the mid-1880s with 4 floors. It has a simple facade. Significant families remained in Gul Inn, which belonged to the Camondo family, many of whom were bankers. The building is in a very disrepair today.

Tersane Caddesi boyunca devam ettiğimizde merkezi konumuyla Karaköy’ün önemli noktalarından biri üzerinde bulunan Dilber Han veya diğer adıyla Nordstern Han’ı görürüz. 1894 tarihli Huber haritasında Camondo Han olarak görülen yapı 1880’lerin başında yapılmıştır. 1888 yılında hazırlanan envanter defterinde, yapının mimarının Stampa olduğu belirtilmiştir. O dönemde yapı envanter defterine, Dilber Han adıyla geçmiştir.

As we continue along Tersane Street, we see Nordstern Inn, also known as Dilber Inn, which is located on one of the important points of Karaköy with its central location. The structure, which appears on the Huber map of 1894 as the Camondo Inn, was built in the early 1880s. In the 1888 inventory book, it is stated that the architect of the structure was Stampa. At that time, the building was transferred to the inventory book under the name Dilber Inn.

1913-1914 tarihli Alman Mavileri Haritası’nda hanın, İtalyan bankası olan Banka di Roma’ya kiralandığı görülür, uzun yıllar bu handa kalan banka, hanın 1928 yılında Nordstern Umumi Sigortalar Şirketi’ne satıldıktan sonra da yapıda olduğu bilinmektedir. Ayrıca bir dükkân da Baylan Pastanesi tarafından kiralanmıştır.

Yapıda eklektik üslup öne çıkmaktadır. Yapının cephesinde, Şile ve Kandıra çevresinden getirtilmiş olması muhtemel yeşilimsi gri renkli kumtaşı ve sarı renkli mikro fosilli kireçtaşı kullanılmıştır. Sonradan eklenen üst katın pencereleri de yapıya uyum sağlayacak şekilde kemerli yapılmıştır. Yapıda zamana bağlı değişiklikler ve bozulmalar görülse de yapı genel anlamda özgünlüğünü korumuştur.

The German Blues map of 1913-1914 shows that the inn was leased to the Italian bank, Banka di Roma, and the bank that remained in this inn for many years is known to have been in the structure after the inn was sold to the Nordstern Public Insurance Company in 1928. A shop was also rented by the Baylan Bakery.

The eclectic style stands out in the structure. On the facade of the building, greenish-gray sandstone and yellow micro-fossil limestone were used, which is likely to have been brought from the vicinity of Sile and Kandira. The windows of the upper floor, which were added later, were also arched to accommodate the structure. Although time-related changes and distortions were observed in the structure, the structure retained its originality in a general sense.

Caddenin karşı tarafındaki iki sokakta da üçer tane Kamondo hanı vardır. İlk olarak Karaköy Füniküler İstasyonun’dan içeriye doğru giriyoruz. Buradaki ilk yapı Yakut Han. 1873 yılında yapılan Yakut Han’ın mimari Stampa’dır. Özgünlüğü bozulmadan günümüze ulaşan yapıda uygulanan pencere düzenleri birbirine benzemekle birlikte, süslemeleri ve kilit taşları her katta farklılık göstermektedir. 1874 yılındaki ticaret yıllıklarında Yakut Han’ın kiracıları arasında Credit Lyonnais’in büroları görülmektedir. Çoğunlukla tüccar, komisyoncu ve bankacıların bürolarına ev sahipliği yapmıştır.

There are three Kamondo inns in both streets on the opposite side of the street. First, we enter from Karakoy Funicular Station. The first structure here is the Yakut Inn. The architect of the Yakut Inn, built in 1873, is Stampa. Although the window layouts applied in the structure, whose originality has survived intact, are similar to each other, their decorations and keystones differ on each floor. The trade annals of 1874 show the offices of Credit Lyonnais among the tenants of Yakut Inn. It was mostly home to the offices of merchants, brokers and bankers.

Bu hanın tam karşısında İbret Han bulunmaktadır. Envanter defterinde, yapının o zamanki görüntüsünün çok kötü olduğu ve yapının Stampa tarafından yapıldığı yazmaktadır. İbret Han’da birçok meslekten kişi oturmuştur, ancak daha çok banker, sarraf ve komisyoncular kalmışlardır.

Neoklasik üslupta yapılan İbret Han’ın giriş kapısı üstü kemerli, sütun ve sütun başlıklı söveleri gözlenmektedir. Kapının üst kısmında neogrek alınlık bulunmaktadır. Zemin katta, köşe noktada 45 derece açıyla bir giriş kapısı daha bulunmaktadır, buradan da dükkâna giriş verilmiştir. Günümüzde ise han, özgünlüğünü yok eden boyası, içindeki depolar ve zemin katındaki hırdavatçı dükkanlarıyla geçmişten gelen mimari ve ticari özelliklerini kaybetmiştir.

Directly opposite this inn is the Ibret Inn. In the inventory book, it is written that the appearance of the structure at the time was very poor and that the structure was made by Stampa. Ibret Inn was established in 1861. People from many professions lived in Ibret Inn, but more bankers, sarraf and brokers remained.

Ibret Inn, made in neoclassical style, has an arch over the entrance door, columns and jambs entitled columns. At the top of the door is a neogrek pediment. On the ground floor, there is another entrance door at a 45-degree angle at the corner point, from which the entrance to the shop is given. Today, the inn has lost its architectural and commercial features from the past, with its paint destroying its authenticity, warehouses inside and hardware stores on the ground floor.

İbret Han’ın bitişiğinde ise geçmişte Selanik Bankası ve Cemaat Han olarak kullanılan yapı vardır. Hanın yapım tarihi ve mimarı bilinmemektedir. Yapı günümüze gelene kadar zamana bağlı bozulmalar yaşamış olsa da mimari tarzında bozulmalar olmamıştır.

Oldukça tezyinatlı bir cepheye sahip olan yapı, eski Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihselci ve estetik bir tutum olan neoklasik üslupta yapılmıştır. Günümüzde Neve Şalom Musevi Sinagog Vakfı mülkiyetindedir.

Adjacent to Ibret Inn is the building that was used in the past as the Thessaloniki Bank and the Jamaat Inn. The construction date and architect of the inn are unknown. Although the structure has experienced time-related deterioration until today, there have been no deterioration in its architectural style.

The building, which has a very distinctive facade, was built in the neoclassical style, which is a historicist and aesthetic attitude based on ancient Greek and Roman art. Today it is owned by the Neve Shalom Jewish Synagogue Foundation.

Bu yapıların arka sokağında ise yine üç adet Kamondo yapısı vardır. Mimarı Stampa olan Latif Han, 1870’lerin sonunda yapılmıştır.

In the back street of these structures, there are again three Camondo buildings. Latif Inn, whose architect was Stampa, was built in the late 1870s.

Yapıldığı dönemde, Levanten banka, Societe Ottomane de Change et de Valeur gibi önemli kiracıları olmuştur.

Ön cepheyle yan cephenin birleştiği 45 derece kırılan kısmında zemin katın üstünden başlayarak muhdes olan son 2 kata kadar devam eden dairesel bir çıkma vardır. Günümüze gelene kadar cephede zamana bağlı bozulmalar meydana gelmişse de Latif Han’ın özgün hali bozulmamıştır. Latif Han’ın birçok meslekten kiracısı olmuşsa da daha çok avukat, tüccar ve sigortacılar oturmuştur.

During this period, the inn had important tenants as the Levantine bank Societe Ottomans de Change et de Valeur.

In the 45-degree broken part where the front facade and side facade meet, there is a circular exit starting from the top of the ground floor and continuing to the last 2 floors. Although time-related distortions have occurred on the front until today, Latif Inn’s original state has not been corrupted. Although Latif Inn had tenants from many professions, it was mostly lived by lawyers, merchants and insurers.

Yanında Lacivert Han bulunmaktadır. Yapı 1880’lerin ortasında, 139.5 m2’lik alan üzerine 3 katlı olarak tasarlanmıştır. Mimarı bilinmemektedir. Lacivert Han yapıldığı ilk dönemlerde kiracısı Banker Zarifi ailesinin sahip olduğu Banque de Constantinople’dur. Austro-Ottomane Bankası, Isaac Camondo ve Şurekası’nın yazıhaneleri de Lacivert Han’da bulunuyordu. 1905 yılından Cumhuriyet dönemine kadar Lacivert Han’ın kiracıları arasında ağırlıklı olarak bankerler ve tüccarlar oturmuştur. Aksiyel simetrik olan Lacivert Han, oldukça sade bir yapıdır. Birbirini tekrar eden, yüksek, düz, sövesiz pencereler kullanılmıştır. Yapı, özgünlüğü çok bozulmadan günümüze ulaşabilmiştir.

Next to it is the Lacivert Inn. The structure was designed in the mid-1880s, with 3 stories. Its architect is unknown. Its tenant in the early period of the Lacivert Inn was the Banque de Constantinople, owned by The Banker Zarifi family. The Austro-Ottoman Bank, the offices of Isaac Camondo and Shureka were also located in the Lacivert Inn. From 1905 until the Republican period, the tenants of the Lacivert Inn were mainly bankers and merchants. The Lacivert Inn, which is axially symmetrical, is a fairly simple structure. High, flat, jambless windows were used, repeating each other. The structure has survived to the present day without its originality being very intact.

Latif ve Lacivert Hanların karşısında Selanik Han vardır.

Oldukça sade bir cepheye sahip olan Selanik Han’ın arka cephesinde birbirini tekrarlayan kemerli kapı ve pencereler gözlenmektedir, 1991 yılında yeniden yapılan cephesinde ise giriş kapısı ve üst kat penceresi kemerli olup diğer pencereler birbirini tekrarlayan düz pencerelerden oluşmaktadır.

Günümüzde elektrik malzemelerinin satıldığı bir pasaj olarak kullanılmakta olan yapının içinde, galeri boşluğu ve çevresinde sıralanmış dükkanlar bulunmaktadır.

Opposite the Latif and Lacivert Inns is the Thessaloniki Inn.

The rear facade of Thessaloniki Han, which has a fairly simple facade, has arched doors and windows that repeat each other, while the entrance door and upper floor window are arched on the facade, which was rebuilt in 1991, and the other windows consist of flat windows that repeat each other.

Inside the structure, which is currently used as a passage where electrical materials are sold, there are shops lined up in and around the gallery space.

Kalan son yapı ise Kemeraltı Caddesi’ne paralel Necati Bey Caddesi’ndeki Amerikan Alcazar Tiyatrosudur. Camondo ailesinin İstanbul’a sanat alanındaki katkılarından biridir. 

The last remaining structure is the American Alcazar Theater on Necati Bey street, parallel to Kemeraltı Street. It is one of the contributions of the Camondo family to Istanbul in the field of art.

1800’lerin ortasında 5 katlı olarak tasarlanan yapıya, sonradan çekme kat eklenmiştir.

1888 envanter defterinde yapıyla ilgili, yapının İsmet Paşa’dan kalma olduğu, Yahudi cemaatinin önemli ailelerinden Aciman tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Galata’dan Tophane’ye çıkan yolda bulunan yapının o dönemde genel görünümünün kötü olduğu, buna karşın ilgi uyandıran bir yapı olduğu bilgisi de mevcuttur.

Yapının zemin katında, yapının özgünlüğünü bozan mağazaya ait geniş PVC doğramalı pencereler bulunmaktadır. Yapı genel anlamda bozulmadan günümüze kadar ulaşmıştır.

The structure, which was designed in the mid-1800s as a 5-story structure, was later added to the pull-up floor.

In the 1888 inventory book, it is stated that the building dates from Ismet Pasha and was built by Aciman, one of the important families of the Jewish community. It is also known that the building located on the road from Galata to Tophane had a poor overall appearance at that time, but was an interesting structure.

On the ground floor of the building, there are large PVC jointed windows belonging to the store, which distort the authenticity of the structure. The building has generally survived intact to the present day.

Bu binayı da ziyaret ederek Kamondo Ailesinin bize eşlik ettiği İstanbul turunu tamamlamış oluyoruz. Öğrenciliğimin çeşitli dönemlerinde, farklı şekillerde karşıma çıkan birkaç güzel yapıyı araştırırken hikayelerini öğrendiğim Kamondo Ailesi’nin İstanbul’daki yüzlerce gayrimenkulünden bulabildiklerimi böylece toparlamış oldum. Geniş faaliyetleri, kültürel, sanatsal dünyaya katkıları hem Türkiye’de hem Fransa’da unutulmalarını engelleyememiş, İstanbul’un modernleşmesinde ve imarında büyük payı olan bu ailenin ve onlardan kalan yapıların korunarak geleceğe taşınması dileğiyle…  

By visiting this building, we have completed a tour of Istanbul accompanied by the Kamondo family. In various periods of my student life, I collected what I could find from hundreds of real estate in Istanbul of the Kamondo family, whose stories I learned while researching a few beautiful structures that came across me in different ways. I hope that this family, whose extensive activities, contributions to the cultural and artistic world could not prevent them from being forgotten both in Turkey and in France, and the structures left over from them, which have a large share in the modernization and development of Istanbul, will be preserved and transported to the future…

KAYNAKÇA / REFERENCES

Barış, S, Özel, U (2018). Osmanlı Ekonomi ve Finans Sisteminde Banker Bir Aile: Camondolar Maliye ve Finans Yazıları, 1 (109), 107-144.

Demirkaya, Gülçin, “İstanbul Beyoğlu’nda 19.yüzyılda Banker Camondo yapıları ve Adahan’ın özellikleri, yeniden kullanım önerisi”, Tez (Yüksek Lisans), Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2010.

İpek, Nurdan, “Selanik ve İstanbul’da Seçkin Yahudi Bankerler (1850-1970)”, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Yakın Çağ Bilim Dalı, 2011.

Ergüder, Başak, “İstanbul’un Finans Sermayesi Haritasında Galata Hanları (1868-1945)”, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye Anabilim Dalı, 2011.

Gülenaz, Nursel, “İstanbul’daki 19.yüzyıl ve Sonrası Osmanlı Ticaret Han ve Pasajların Stil ve Fonksiyon Bakımından İncelenmesi”, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Tarihi Anabilim Dalı, Sanat Tarihi Bilim Dalı, Kasım 1998.

“Kamondolar ve İstanbul – The Camondo Family and Istanbul – Les Camondo et Istanbul”, SALT Araştırma, https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/199462

“Kamondo Ailesi’nin Katkıları – Contributions of the Camondo Family – Contributions de la Famille Camondo”, SALT Araştırma, https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/199460

Websites:

https://en.parisinfo.com/paris-museum-monument/71435/MAD-Musee-Nissim-de-Camondo

http://kamilpark.blogspot.com/2011/12/istanbul-gezileri-5.html

https://www.arkitera.com/haber/kamondo-merdiveninin-ilginc-hikayesi/https://www.istanbulium.net/2017/06/eski-istanbul-haritalari.html

Published by spacenarratives

Hello! I am an architect and sociology student who trying to find what space is and what it make us feel. Here I am thinking of collecting my research and ideas on the city, architecture, space, perceptions, excursions and observations. Like everywhere else, this is a space I've created to improve myself, so I really care about your feedbacks. Thank you!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Create your website with WordPress.com
Get started
%d bloggers like this: